Sessiz Dünyalılar

Hava bulutlu…Gözlerim o zat-ı şahaneleri anlamak için dikkat kesmiş,ellerimse sesleri olabilme mücadelesinde…Gayem duyamayan,konuşamayan ama kendini bir şekilde ifade etmek isteyen,duyulması gereken bir kucak sessizliğin sesi olmakta(!)Sessiz sakin evlerin içindeki hayatları görmezlikten gelerek yaşadığım yirmi yıl sesli dünyanın bir ferdi idim.Oysa ki sessiz fazlasıyla sessiz aileler varmış etrafta farkında bile değildim.Biz sesli dünyamızda cirit atarken, mızmızlanıp,yaramaz yaramaz doyasıya çocukluk yaşarken,Tom ve Jerry lerle büyürken,sokakta top koştururken o gürültülü hayal dolu yaşamımızın aksine sessiz sakin hayatlarda varmış.Dokuz ay taşıdığı çocuğun sesini isitemeyen anneler fakat çocuğu ile canı gönülden ilgilenen güzel yürekliler. Ezanı işimeyenler fakat işitircercesine namaz çağrısı olmadan namazını eda edenler,ezan sesini bir kez olsun duyabilmek için her şeyini verebilecek babalar,ninnisiz bir bebeklik geçiren hiç çocukluk yaşayamayan fakat sımsıkı o sesli kollara dört kolla sarılanlar…Toplumda dışlanan, zaman zaman deli denilen bir yığın insandan, insanlardan söz ediyorum.Gözlerin anladığı,ellerin konuştuğu o samimi dünyadaki insanlar yalnızca işitme duyusundan yoksun olan sadece ve sadece “işitme engeli olan”insanlardan.Peki ya ben?Sesli dünyanın sessizi…Sessiz dünyalılar ile kocaman ortak yanım:Onlar isitme duyularından yoksun olduğu için işitemiyor,konuşamıyorlardı ben ise sesli dünyalılarla konuşup anlaşılmamaktan kendimi sessizce yazıya veriyordum.Her birimiz ellerimizi kullanıyorduk aslında.İnsanlara bir şeyler anlatmak için aynı dertten muzdaribiz sonuçta…Şems-i`nde dediği gibi sessizlik en güzel sestir;duyabilen için.Ben en güzel sese talibim.Peki ya siz ?

You might also like More from author

Leave A Reply

Your email address will not be published.