İç Ses Konuşuyor.

İçinizde biriken şeylerin  aslında ne kadar önemli ve ne kadar önemsiz olduğunu düşündüğünüz oldu mu hiç? İlla ki. Ama bunu hep düşünüyorsanız?
Nereye kadar böyle gidebilir? Nereye kadar insanlar hep sizden bir şeyler alabilirler? Onlara istediklerini vermediğimiz için mi insanlar böyle aç gözlü acaba. Olan şeyleri değiştiremiyoruz diye mi ya da?

Basit hayatım olsun isterken neden en zor hayat benim ki oluyor diye düşünürüm bazen. Aslında bazen değil genellikle aklımda ki hiç bir soruya cevap bulamam.
Ondandır böyle tuhaf oluşum 🙂 İnsanları karşıma alıp okkalı bir osmanlı tokadı atıp sen niye böyle yapıyorsun deme isteğimi bastırmakla meşgulüm bu sıralar.
Yapmadığım şeyler için suçlandığım, İstesem de unutamadığım anlar biriktirdiğim cümlelerle geçiyor bazı zamanlar. Belli belirsiz mırıltı gibi geçen hayatlar..
İçimden buz kütleleri kopup gidiyor sanki.

Hiç konuşamayacak gibi hissettiniz mi? Ben hissettim. Hatta bu gerçekle yüz yüze bile geldim. Canım yandı ama gerçek değişmedi. İnsanlar değişmez. İnsanların siz de açtıkları yaralarda geçmez. Anca kendimizi kandırırız böyle.

Dostlarınızın, arkadaşlarınızın hatta yol arkadaşlarınızın sizi yarı yolda bırakmaları zor olmaktan da öteye gidiyor bir nokta da. Bazen diyorum ki belki de ben çok duygusalım. Kafamda ki taşlar yerine oturmadığı sürece olmuyor, gitmiyor bir adım öteye. İnsanları anlamaya çalışacağım vakti daha değerli kılabilirim de diyorum. Sonra ben buyum. Ben düşünmeden duramam. Sormadan duramam. Yapamam. Siz de yapmayın. Nasılsanız öyle devam edin. Bırakın nasıl olması gerekiyorsa öyle olsun. Sizi siz yapan değerlerle ilerleyin. Herkes yanlış olsa hatta zaman bile yanlış olsa siz doğru olun. İnsanlar neler kaybettiğini görsün. Böylece mutluluklar dilemek için sebebiniz olur 😉

You might also like More from author

Leave A Reply

Your email address will not be published.