Aşk Adamı ve İnsancık

Ve aşık adama, aşktan nasibini alamamış kadın ihanet eder. Güzel geçen koskoca dört yıl. Ömür kotasının sınırlı olduğunu bile bile sonsuz aşık adam bir anda derbeder. Aşkı dibine kadar yaşayan ve yaşatan adam; aşktan, kadından, şiirden, havadan, sudan nefret etti. Daha da doğrusu ettirildi. Haklıydı da öfkesini içine atmış, nefretini şiirlerine kusmuştu. Öyle bir aşkmış ki işin içine ihanet girse de insancığa hakaret bile edemeyecek kadar seviyordu, kıyamıyordu da. Kalbini kırsa, en çok yine kendi kalbi sızlayacaktı. Kendi kalbinin önünde tuttuğu o kalp nasıl olurdu da başkasını sevebilirdi? Oysa aşık adamın dünyasıydı o.Soluduğu hava, nefes alma sebebi, attığı her adım, kalbinin tek sahibi idi. Aynı anda iki kişiyi sevebilecek kadar midesiz insancık la mı geçmişti onca yıl? Aşkının önüne öfkesinin geçmesine ramak kalmıştı. Aşkla bakan bakışlarının yerini öfkeli bakışlar alıyordu ve tam da o an koca yürekli adam aşka küstü. Yaşananlara inanamıyordu. Kabus olabilir miydi? Hala olayın şokunda, hala iyi bakmaya çalışıyordu. İyi de yanlışı nerede yapmıştı? Bu öyle bir aşktı ki, kendi nazarının bile değmesinden korkardı, sayfalar dolusu şiirler yazardı da yine doymazdı yazmalara… Öyle bir aşktı ki sarılmaya kıyamazdı. Konuşarak yorulmasın diye gözleriyle iletişime geçerdi. Öylesine saf seviyordu ki çıkarsız, nedensiz sadece kalpten… Kadını düşünürken içi geçerdi, severken de ömrü. Aşk adamı, her ne kadar yaşananlara inanamasa da olanlar olmuştu. Yinede mutluluklar diledi, o yere göğe sığdıramadığı ilk aşkına. İyi de koskoca çöp dört yıl ve sonu hüsran. Aşk kelimesinin lügatteki karşılığını dibine kadar yaşayan ve yaşatan adamın katili nasıl olurdu rahat rahat uyuyabilirdi? O şen şakrak “o zaman dans” modundaki aşk adamı kadına, aşka, şiire her şeye küstü. Kendiyle bile konuşmuyor artık. Adeta bitkisel hayatta! Aşk felsefesiyle yaşayan bir insan ancak böyle öldürülebilirdi. İnsancık resmen ateşle oynamıştı. Seven kalbe ihanet hangi kalbe yaraşırdı? Masum bir aşkın Azrail’i olmak marifet miydi? Hayallerinin baş meleği kötü kalpli cadıya ne ara dönüşmüştü? Bakmaya doyamadığı yari kimleri almıştı kalbine?Aşk bu muydu?Onun için yanarken onun başkası için yanması mıydı? Aşkım dediğinde kalbindeki aşkın başkasına ait olması mıydı? Yalancı bakışlar,sahte sözler miydi? Tüm güveni tüm inancı yitip gitmişti.Çöpe attığı dört yılın yanında bu iki duyguyu da atmıştı.Güven ve Aşk(!)Aşık adam ve duyguları sizlere ömür…

You might also like More from author

Leave A Reply

Your email address will not be published.